Belki de farklı destek yollarını denediniz, ancak bazı kalıpların hayatınızda tekrar ettiğini fark ediyorsunuz. Kendinize sürekli aşağıdaki soruları soruyor olabilirsiniz:
• Neden hayatımda aynı hataları yapıp duruyorum? • Neden etrafımı zehirli insanlarla sarmaya devam ediyorum? • Neden içimde kaybolmayan bir delik varmış gibi hissediyorum? • Neden gücümü başkasına veriyor ve kimliğimi başkalarının belirlemesine izin veriyorum?• Neden insanları, hatta iyi insanları bile kendimden uzaklaştırıyorum? Neden onların yaşamımda olmasına izin veremiyorum? • Neden başkalarına sözlü olarak saldırıyor ve sonra bunu bir daha yapmayacağıma söz veriyorum? • Neden başkalarının rahatı için kendimi değiştirmeye devam ediyorum? • Sevilmek neden bu kadar zor? Hatta sevilebilir miyim? • Neden sürekli kendimden şüphe ediyorum ve kendimden şüphe duyuyorum? • Neden bu kadar incinmiş ve kızgın hissediyorum? • Neden başkaları için bu kadar çok şey yapıyorum da kendim için hiçbir şey yapmıyorum? Neden hepkendimi sabote ediyorum?
• Neden her şeyden ve herkesten sorumlu olma ve her zaman kontrol etme ihtiyacı hissediyorum? • Neden benim için yanlış tipte biriyle çıkmaya veya evlenmeye devam ediyorum? • Neden kaybeden ve değersiz biri olduğumu düşünüyorum? • Neden hayatımdan kaçmak istiyorum? Ve en önemlisi: Duygularım neden geri planda kalıyor olabilir?Yaşamımızın bir noktasında, hepimiz kendimize bu tür soruları sorduk. Bazı insanlar onlara kendi başlarına cevap vermeye çalışır veya sorunun ne olduğunu bulmak için ailelerinden veya arkadaşlarından yardım ister . Bu genellikle başkalarından pek çok yararsız fikir edinmenize ve ardından her zamankinden daha fazla kafa karışıklığına neden olur. İnsanlar bize ne yapacaklarını söyleme eğilimindedir, bu bir tampon çıkartmasından tavsiye almak gibidir.
Oysa bu soruların cevapları hepimizin içinde, derinlerde bir yerde görülmeyi beklemektedir. İç dünyanızda, görülmeyi ve anlaşılmayı bekleyen bir parça olabilir.
Yukarıdaki tüm soruların temelinde sizin tarafınızdan görülmeyi ve kabul edilmeyi bekleyen, o küçük çocuğa ait acı yatıyor. Bu yaralı çocuk, yaşadığınız bir çok deneyimde kendisini tepkisel davranışlar ve abartılı cevaplar şeklinde knedisini belli eder.
İçinizdeki incinmiş ve kafa karışıklığı ile dolu olan kısımlarınıza bakmayı düşünmek bile cesaret ister. Milyonlarca insan bunun yaşamın doğası olduğunu düşünerek kendilerine ait bu parçayı iyileştirmekten geri duruyor.
Çoğu insan, her seferinde farklı sonuçlar bekleyerek hayata aynı şekilde tepki vermeye devam ediyor. Bu nedenle de yaşamlarında kısa süreli mutluluklarla idare ediyorlar. Bu sayfada olduğunuza göre, siz bu döngüyü değiştirmekle ilgili yetişkin bir adım atmak istiyorsunuz.İçinizdeki çocuk, sadece yaratmak, oynamak ve hayal gücünü kullanmak isteyen güzel, masum, eğlence dolu küçük bir varlıktır. O aynı zamanda, çocukluğunuzda maruz kaldığınız duygusal yaralardan ve travmalardan henüz iyileşmemiş olan parçanızdır. Bazı tepkilerimiz, geçmişten gelen otomatik içsel kalıplarla şekillenebilir. Altı yaşındaki bir çocuğun kullandığı bir arabayla ana yolda ilerlemek kimse istemez.
Korku, öfke ve kıskançlık, içinizdeki çocuğun istemeden sizi sabote etmesinin basit yollarından sadece birkaçıdır. Bağımlılık ve diğer tehlikeli davranışlar, iç çocuğun yetişkin kararları vermesine izin verilmesine atfedilen daha ciddi sorunlardan bazılarıdır. İçinizdeki çocuğun sorumlu olup olmadığını belirledikten sonra, sizi istediğiniz ve hak ettiğiniz hayatı ve ilişkileri yaratmaktan alıkoyan davranış ve kalıpları değiştirmeye başlayabilirsiniz.
Bu kursta, içinizdeki çocuk ve yetişkin benliğiniz arasındaki farkı tanımlamayı ve diğerlerinde de farkı nasıl ayırt edeceğinizi öğreneceksiniz, bu da içinizdeki çocukla iletişime geçmenize yardımcı olacaktır. Tepki vermenizi neyin tetiklediğini öğrenecek ve sizi engelleyen öfke, korku, endişe ve diğer duyguları neden hissettiğinizin kökenine ineceksiniz. Ayrıca, içinizdeki çocuğun yeteişkin benliğinize getirdiği olumlu yönleri ve bunu nasıl benimseyeceğinizi keşfedeceğiz. Yetişkin benliğinizle içinizdeki çocuk arasında köprü kuracak, hayatınızı neşe, kahkaha, eğlence, başarı ve sağlıklı ilişkilerle dolduran dünyada daha dengeli bir yaşam tarzına öncülük edecek beceriler geliştireceksiniz.
Bu kurs,
Geçmişinize ait yaraları iyileştirmek için, özellikle de bilinçli olarak farkında olmadığınız derin köklü yaraları iyileştirmek için, başlangıçtan bu güne kadar benliğinizi oluşturan tüm farklı parçaları keşfetmeniz gerekir. Bunu yaptığınızda, kendinizi ve başkalarını anlamayı, sevmeyi, iyileştirmeyi ve büyümeyi gerçekten öğreneceksiniz ve hayatınızı tüm potansiyelinizle yaşayabileceksiniz.
1.Ders: Yetişkin Ve Çocuk Benliğin Arasında Bağ Kurmak
2.Ders: İçinizdeki Çocuk Kim
3.Ders: İçinizdeki Yetişkin Kim
4.Ders: Hangi Benliğimizle Karşı karşıya Olduğumuzu Nasıl Anlarız?
5.Ders: Tetikleyicilerinizi Anlamak
6.Ders: İçimizdeki Çocuk Tetiklendiğinde Ne Yapmalıyız?
7.Ders: İçinizdeki Çocuk Belirli Hislere Kapılmaya Başladığında Kaç Yaşındaydınız?
8.Ders: İçinizdeki Çocuğun Güvenini Geri Kazanmak
9.Ders: İçimdeki Çocuğun En Sevdiği Şeyler Nelerdir
10.Ders: Sınırlarınızı Belirlemek
11.Ders: Dengeyi Bulmak
12.Ders: İçimizdeki Çocuk ve Yetişkin Benliğimiz Arasında Köprü Oluşturmak
13.Ders: Diğer İnsanları ve Çocuk Benliklerini Nasıl Daha İyi Anlarız
14.Ders: Anın Bilincinde Olmak
Uzun zamandır kişilerin yaşamlarında potansiyellerini harekete geçirmeleri yolunda yardımcı olduğum danışmanlık seansları yapıyorum. Bildiğiniz gibi danışmanlık seansları çoğunlukla elli dakika veya bir saat ile sınırlandırılmış çalışmalardır. Danışanlar bu seanslarda derin bir içsel çözülme yaşayabilseler de asıl değişim ve dönüşüm onların günlük yaşamlarında derin bir farkındalıkla ilerlemeleri ile mümkündür. Kişisel dönüşüm programları bu amaç ile hazırlanmıştır. Danışanların veya takipçilerimizin kolaylıkla ulaşabilecekleri ve kendi zamanlarında yapabilecekleri kolay ama bir o kadar da etkili pratik araçlarla dizayn edilmiştir. Kişisel Dönüşüm programlarımıza her geçen gün yenileri eklenecektir. Yaşamlarınızda farkındalığınızı arttırmak ve keyifli bir yaşamı kendiniz için dizayn edebileceğinizi umduğumuz bu kursları keyif ile takip etmenizi diliyorum.
Uzmanlık ve profesyonel biyografim hakkında daha fazla bilgi almak için TIKLAYINIZ
“İçinizdeki Çocuğun Ebeveyni Olmak-Kayıt” için 8 yorum
Bu çalışmalara başvurmakla en doğru kararı verdiğimi anlıyorum.icimdeki nedensiz hüznün, öfkenin nedenini cozememistim.nedensiz yükselmelerim,sürekli sevgi ve değer bekleyişimlerim hep neden ben diye hayrikislarim..çözüm bende ve artık içime bakmam gerektigini daha iyi anladım.🙏🙏iyiki varsiniz
Kilitli kapılar ardında yalnız kalmış ve görmezden gelmeye kararlı olduğum o küçük kızı fark etmemi sağlayan, ışığı içeri alan bir çalışma…var olun 🙏
Çok incelikle hazırlanılıp, üzerinde ciddi emek verilmiş bir çalışma. Her gün kendime bir adım daha yaklaştığımı, ve bunu yaparken tutunabilecek araçlarımı, içsel kaynaklarımı keşfetmeme olanak sağlayarak, kendi şifa yolumu aydınlatmama vesile oluyor. Duygularımın ifade bulmadığını, çoğu zaman onları kilitleyip izin vermediğimi farketmemi sağladı.Günlük çalışmalar sayesinde hatırlamamaya programladığım anılar aydınlandıkça ne kadar şefkate ihtiyacım olduğunu, bunca zamandır sarılıp sarmalanmayı bekleyen çocuk halimin elinden tutmayı,onu kalbime koymayı öğrendikçe yaşamım bütünüyle anlamlı hale geliyor. Ve çalışmalar, kendi ebeveynlik tarzımın, ailemin ebeveynlik tipiyle ne kadar bağlantılı olduğunu keşfetmemi sağlayarak, kendi üzerimde nasıl çalışabileceğimi, düzenleyebileceğim alanlara ışık oluyor.içimdeki çocuğun sorumluluğunu aldıkça umudum tazeleniyor. Kendime verdiğim en güzel hediyelerden biri diyebilirim. Arzu Hanım’a bireysel ilgisi için de ayrıca çok teşekkür ederim.
İçimizdeki çocuğun yaralarını fark ederek onları sevgiyle sarabileceğimiz ve onu sonsuz bir şefkatle kucaklayabileceğimiz bu olağanüstü çalışma için teşekkürlerimle.
Varlığınız ve katkılarınız için şükürler olsun.
Yıllardır pek çok şifa tekniği, eğitim, kurs, uygulamaya katıldım fakat hep bir şeyler eksikti çünkü sorunun kökenine inmiyor , şifa da geçici oluyordu.Bu çalışma ile yıllardır aradığım içimdeki güç ve şifaya ulaşmanın yolunun; içimdeki çocuğu tanımak-anlamak, geçmişin yüklerinden arınarak, duygularımı fark ederek mümkün olduğunu gösterdi.Dışarda hiç bir şey yok, sorunların kaynağı geçmişte ve içimizde, bu yolculukta adım adım; geçmişe – içimizdeki çocuğa ayna tutanarak yeni, güçlü, mutlu BEN’i yaratmak mümkün! Kendini arayanların Arzu hanım aracılığıyla bu yolculuğa çıkmasını diliyorum…
Arzu Hocam
Siz gerçek bir Eğitmen,,kişisel değişim ve dönüşüm uzmanı ve ezber bozan bir FENOMEN siniz.
Hep farklı yöntemleriniz ve tarzınız oldu. Buna hep şahit oldum ama İçimizdeki çocuk eğitimi tüm bunları bana tekrar hatırlattı…
Yıllardır bu konularla var olanların sadece Affetme çalışmaları yaptırmaktan öteye geçememelerinin bende uyandırdığı hislerimi sizinle paylaşmak istedim sadece…Her yönünüzle ,herkesten farklı ve 20 yıl öndesiniz herşeyinizle Ve nekadar şanslıyım/şanslıyız Çoook şükür.
Herşey gönlünüzce OLsun
Sevgiler 💕💕 Saygılar
Leyla 🙋♀️
Çalışmanın ilk haftasındayken yazıyorum. Henüz ders başlamamışken,hazırlık okumaları alıştırmaları yapılıyorken; çocuk Meralle buluştum, Yetişkin Meralin güvenli kollarında… İlerleyen günlerde neler yaşanacağını heyecanla bekliyorum.
Yıllardır kendimi bulma ve kendimle barışma yolculuğundayım. “İlk kez bana, bu kadar yakın oldum.”İçimdeki çocuğa kolaylıkla ulaşmamı sağladığınız için teşekkür ediyorum.
Çalışma bitince de bende neler olduğunu buraya yazmak istiyorum. Keyifle devam ediyorum.
Yolumuzu kesiştirene şükürler olsun 🙂
Merhaba,
İçinizdeki Çocuk çalışmasının sekizinci dersindeyiz ve bu güne dek bende, olumlu anlamda, epeyce değişim oldu. Öncelikle davranışlarımın hangilerinin yetişkin benliğimden, hangilerinin içimdeki çocuktan kaynaklandığını fark edip ona göre yaşamımı sürdürebiliyorum artık. İçimdeki çocuktan kaynaklanan davranışlarımı sevgiyle alıp kabul ediyor ve dönüştürmek için çabalıyorum.
Oldukça dağınık çalışan biriydim, örneğin, evimi temizlemeye kalkıştığımda, son derece plansız programsız çalışır, aşırı derecede yorulur ve işimi de bitiremezdim. Şimdi işlerimi belli bir düzene koyuyorum ve kolaylıkla bitiriyorum, zamanım da yeterli oluyor.
Yarım kalmış, bir türlü bitiremediğim işlerim vardı. Bunları sürekli erteliyordum, çalışmaya başladıktan birkaç ders sonra onlara el attım, büyük çoğunluğunu bitirdim. Yarım dikişler, onarılacak şeyler vb…Bir yıldır reddedilirim korkusuyla yayınevine gönderemediğim çeviri çalışmalarım……Onları da gönderdim. Öyle bir cesaret geldi ki, artık o korkular kalktı. Birileri beni reddederse? Reddetsin, ne olur ki? Gayet normal diyebiliyorum.
En önemlisi de artık kendime öz şefkat gösterebiliyorum. Birilerinin beni kırmasına, üzmesine izin vermiyorum. Üstelik bunu yaparken karşımdaki insanı da kırmadan ne isteyip ne istemediğimi rahatlıkla söyleyebiliyorum. Eskiden olduğu gibi o insanların hayatımdan çıkmasından korkmuyorum. “Eğer kendimi ifade ettiğim için beni hayatından uzaklaştıracaksa, demek ki biz zaten dost değilmişiz!” diyorum.
Başka güzel bir şey de çocuklarımda olan değişimler. Ben değiştikçe, onlara olan davranışlarım değiştikçe, onlar da değişiyor.
Sonsuz teşekkürler Arzu hanım. Size minnettarım. bu harika bir çalışma. Hakkınız ödenmez. Sevgiler.